Başarı, Başkasının Başarısına Gıpta Ederek Değil; Ondan Ders Alarak Kazanılır | Ajans Arşivi
Bilal Geldi
Editoryal
7 Ocak 2026

Başarı, Başkasının Başarısına Gıpta Ederek Değil; Ondan Ders Alarak Kazanılır

Yazar Bilal Geldi
Tüm Arşivi Gör

Başarı… Herkesin dilinde ama herkesin kalbinde aynı anlamı taşımayan bir kelime. Kimi için alkış, kimi için makam, kimi için ise sabah aynaya bakarken utanmadan gülümseyebilmektir. Ancak bir gerçek var ki; başarı, bir başkasının yükselişine bakıp içten içe öfkelenerek, “neden o da ben değil?” diyerek kazanılmaz. Başarı, örnek almayı bilenlerin yolunda yeşerir.

Bugün dönüp etrafımıza baktığımızda, çoğu insanın bir başkasının başarısını konuştuğunu ama kendi yolunu inşa etmeye üşendiğini görüyoruz. Oysa başarı, başkasının yolunu yıkmakla değil, kendi yolunu taş taş örmekle mümkündür. Kıskançlık, insanın ayağına bağlanan görünmez bir zincirdir. Örnek almak ise o zinciri kıran ilk darbedir.

Ben şuna inanıyorum:

Bir insanın başarısı, diğerinin yenilgisi değildir. Tam tersine, doğru okunduğunda bir haritadır. “O bunu nasıl başardı?” sorusu, “O bunu hak etmiyor” cümlesinden çok daha onurludur. Çünkü ilki öğrenmeye, ikincisi ise tükenmeye götürür.

Hayat bana şunu öğretti:

Gerçekten başarılı insanlar, başkalarının ışığını söndürmeye çalışmaz. Kendi lambasını yakmanın derdindedir. Çünkü bilirler ki; karanlıkta bağırmak kolaydır, zor olan ışık olmaktır.

Bizim toplumda ne yazık ki başarı çoğu zaman yanlış yerden okunur. Emek görülmez, bedel konuşulmaz. Sadece sonuç üzerinden hüküm verilir. Oysa kimse bir gecede zirveye çıkmaz. O zirvenin altında uykusuz geceler, vazgeçilmeyen hayaller, yutkunulan cümleler vardır. Bunları görmeden sadece son fotoğrafa bakarak konuşmak, adil değildir.

Ben başarının en sade tanımını şöyle yapıyorum:

Kendinle yarışmak.

Dünkü halinden daha iyisini yapabiliyorsan, kim ne yapmış umursamazsın. Çünkü gözün başkasında değil, yolundadır.

Örnek almak; taklit etmek değildir.

Örnek almak; ilhamı alıp kendi karakterinle yoğurmaktır. Herkesin yolu, sınavı, yükü farklıdır. Ama azim evrenseldir. Disiplin herkese yakışır. Sabır, kimseyi ayırt etmez.

Bu yüzden gençlere de, yolun başında olanlara da hep şunu söylüyorum:

Başkasının başarısını küçümseyerek büyüyemezsiniz. Ama ondan bir ders çıkarırsanız, yolunuz kısalır.

Kıskançlık sessizce çürütür.

Örnek almak ise insanı diri tutar.

Bugün birinin başardığını gördüğümüzde, içimizden gelen ilk duygu önemlidir. Eğer içimizde bir rahatsızlık oluşuyorsa, dönüp kendimize sormalıyız: “Ben nerede eksik kaldım?” İşte bu soru, insanı ileriye taşır. Suçu dışarıda aramak ise sadece zaman kaybettirir.

Son söz şudur:

Başarı bir yarışsa, rakibin başkaları değil, eski halindir.

Ve unutulmamalıdır ki;

Başarı, başkasının başarısına gıpta ederek değil, ondan ders alarak kazanılır.

Bu yazı bir sitem değil, bir davettir.

Daha adil bakmaya, daha çok çalışmaya ve en önemlisi kendimizle dürüst olmaya bir davet.

Bilal Geldi

Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.

Tüm Makaleleri Görüntüle