Son Haberler
Özgül Karakeçili
Editoryal
1 Mayıs 2026

SABRIN ŞÜKÜRLE İMTİHANI

Yazar Özgül Karakeçili
Tüm Arşivi Gör

Hayat bazen bizi öyle bir noktada durdurur ki, bildiğimiz tüm cümleler anlamını yitirir. Geçen gün bir dost sohbetinde o can alıcı soru düştü ortaya: "Sabır mı daha zor, yoksa şükür mü?" Bu soru zihnime çarptığı an, bir sarkaç gibi hayatımın en uç noktaları arasında gidip gelmeye başladım.

Bir yanda günlük hayatın o küçük, bazen bizi yoran ama aslında ne kadar kıymetli olduğunu unuttuğumuz imtihanları... Trafikte bir türlü ilerlemeyen o yol, bitmek bilmeyen ev işleri, bir türlü yetişemediğimiz randevular ya da karşımızdakinin bizi anlamayışı... Bunlara karşı gösterdiğimiz o sığ sabır, aslında gerçek imtihanın kapısında ne kadar çocuksu kalıyor.

Diğer yanda ise insanın nefesinin kesildiği, ayaklarının altındaki yerin sarsıldığı o büyük "an"... Zihnim beni sessizce geçmişin o en ağır sayfasına; bir gecede ailesini toprağa veren, dünyası bir anda ıssız bir sessizliğe bürünen o büyük imtihanıma götürdü. Günlük hayatın küçük pürüzlerine sabretmekle, takdir-i ilahi deyip en sevdiklerini toprağa verirken hikmet aramak arasındaki o uçurumu düşündüm. İşte orası, sabrın bittiği, imanın başladığı yerdi.

Kendi içsel muhasebemde fark ettim ki; günlük telaşlarda sabrederken bazen gizli bir itirazı da yanımızda taşıyoruz. "Neden ben?" dememek için dişlerimizi sıkarken, "Bunda da bir hayır vardır" diyen o latif şükrü bazen kapının dışında bırakıyoruz. Oysa asıl mesele; hem o küçük aksiliklerde hem de o büyük yangınlarda aynı rızayı gösterebilmekmiş.

Bizler peygamber değildik ama acıya karşı dimdik duran o kutlu ahlakla ahlaklanmaya çalıştık. Bizler derviş değildik; ama Rabbimize teslim olma gücünü, sarsılmaz inancımızın köklerinden aldık. Gözyaşımız toprağa düşerken, kalbimizi arşa bağlayan o gizli kuvvet, bize en büyük acının içinde bile "Elhamdülillah" demeyi öğretti.

Anladım ki sabır bizi yolda tutuyor, ama yolu asıl güzelleştiren ve anlamlı kılan şükürmüş. Sabır, fırtınada yelkenleri dik tutmaksa; şükür, o fırtınanın bizi ulaştıracağı limana duyduğumuz güvendir.

Bu yazıyı kaleme alırken, hem hayatın küçük yorgunluklarını hem de o büyük sızıları aynı teraziye koymak istedim. Belki şu an bir imtihanın tam ortasında olan, belki de sadece günün yorgunluğuyla omuzları düşmüş birileri vardır. Unutmayalım; sabır şikâyeti kesmekse, şükür o boşlukta bile bir rahmet damlası aramaktır.

Dilerim ki gönül heybemizde sabır ve şükür, bir kuşun iki kanadı gibi dengede dursun. Çünkü bu ağır dünyada tek kanatla ne menzile varılır, ne de o özlenen huzura uçulur.

Özgül Karakeçili

Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.

Tüm Makaleleri Görüntüle